Tyt Ahlak Felsefesi Soruları

YKS 1.basamak Tyt sınavında 5, iknci basamak Ayt sınavında 3 Felsefe sorusu bulunmaktadır.
Tyt ahlak felsefesi soruları WORD İndir
Ahlak Felsefesi (Etik)
Ada “Hiç kimse, bile isteye kötülük yapmaz. Kötülük yapan birine yaptığı şeyin kötü olduğunu anlatırsak hatasını kabul eder ve bunu bir daha yapmaz. ” Can “Ben senin gibi düşünmüyorum. Eğer dediğin doğru olsaydı kötülük yapanlara ceza verilemezdi. Nitekim bilerek ve isteyerek kötülük yapan insanlar da var. Örneğin hırsızlığı meslek edinmiş biri çalma eyleminin kötü olduğunu bilmiyor mu? Fakat yine de bu eylemi tekrar tekrar gerçekleştiriyor. Bence asıl mesele iradeni nasıl kullandığında ”
Bu diyalogda Can’ın Ada’ya verdiği cevap aşağıdaki yargılardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?
A) İnsanlar öğrenerek eylemez, eylemde bulundukça öğrenir
B) Kötülük eylemde değil, insanın kendisindedir
C) İyilik ve kötülük özgürce yaptığımız seçimlerin sonucudur
D) Düşünceyle eylemler arasında mutlak bir örtüşme vardır
E) İyilik, varlığını kötülüğe borçludur -2025 TYT
XX yüzyıl düşünürlerinden Martha Nussbaum, tragedyaları yaşamlarımıza yol gösteren bir kaynak olarak gördüğü İyiliğin Kırılganlığı adlı çalışmasında tüm etik sorgulamalara zemin oluşturabilecek şu soruya yanıt arar. Dünyada başımıza gelebilecek kötü rastlantılar iyi bir insan olmamız üzerinde ne derece etkilidir? Ona göre tragedyalar insanın her an her şeyle karşılaşabilme ihtimalini gözler önüne serer ve iyiliğin kesin olmayana razı olmayı içeren bir kırılganlık taşıdığını gösterir. Tıpkı tragedyalarda olduğu gibi yaşamda da nazik bir davranışımız kabalıkla, yaptığımız bir yardım nankörlükle karşılık bulabilir. Kısacası iyi bir insan olmak, gerçekleştirilen her eylemde incinmeyi göze almakla mümkündür.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Bir davranışı ahlaken iyi yapan şey içerdiği niyettir.
B) İyinin değeri, eylemin gerçekleştirilme şekliyle belirlenir.
C) İyi yaşam, risklerden akıllıca uzaklaşabilmeyi gerektirir.
D) İyi davranış, belirsizlikte bile yönünü değiştirmeyendir
E). Dünyanın ve yaşamın rastgeleliği iyiliğin önünde engeldir.-2024 TYT
Ali “Anne, şu ağrıların için doktora gitmeliyiz ”
Anne “Gerek yok oğlum İyileşmek alın yazımsa doktora gitsek de gitmesek de iyileşeceğim ama kaderimde iyileşmek yoksa doktorun bana bir faydası olmaz ”
Davranışlarımızda yazgının yanında özgür irademizin de etkili olduğunu düşünen Ali nin, annesini ikna etmek için aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenir?
A) Hastalanman ve iyileşmen birbirinden farklı durumlar
B) Biz elimizden geleni yapalım, sonrasını kadere bırakalım
C) Kaderinde iyileşmek olup olmadığını bilemezsin
D) Her şey kader zaten, şimdi doktora gitmemiz de
E) Doktora gitmekle kaderini sen belirlemiş olacaksın -2023 TYT
Augustinus, “Mutlak olarak iyi olan ve her şeye gücü yeten bir Tanrı kötülükleri neden yaratmıştır?” sorusuna “Tanrı kötülüğü yaratmadı çünkü kötülük bir ‘şey’ değil, bir şeyin yokluğu ya da noksanlığıdır.” diyerek cevap verir. Örneğin yalancılıktaki kötülük dürüstlüğün noksanlığından kaynaklanır. “Peki Tanrı neden dünyayı, içinde kötülüklerin olmasına izin vererek yaratmıştır?” sorusuna ise insanların akıllı varlıklar olduğu düşüncesi ve özgür irade kavramı ile açıklık getirmektedir. Ona göre Tanrı’nın kendisine bahşettiği özgürlüğü insanın yanlış ve kötü bir iradeyle kullanması, tüm ahlaki kötülüklere neden olmaktadır.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) İnsan özü itibariyle eylemlerinde iyiye yönelen bir varlıktır.
B) Evrendeki işleyiş Tanrı müdahalesinden bağımsızdır.
C) İyiliğin var olabilmesi için kötülüğün de var olması gerekir.
D) Tanrı, kötülüğü insanları sınamak için yaratmıştır.
E) İnsan, eylemlerinin belirleyicisi ve mutlak sahibidir. -2022 TYT
Aristoteles’e göre, kişinin erdemli bir yaşam sürebilmesi iki aşırı uçtan kaçınmasıyla mümkündür. Örneğin bir erdeme gönderme yapan “cesur” sıfatını her şeye düşüncesizce atılan bir kişiye yükleyebilir miyiz? Peki tam da yapılması gereken şeyi, yapılması gereken anda yapmaktan korkan bir kişiye cesur diyebilir miyiz? Aynı durum cömertlik için de söz konusudur: Cimri bir kişi kadar, savurgan bir kişi de cömert değildir.
Bu parçada Aristoteles’in erdem anlayışındaki hangi kavram üzerinde durulmaktadır?
A) Vicdan B) Ahlaki sorumluluk C) Eylem özgürlüğü D) Altın orta E) Adaletli olma -2021 TYT
Nasıl ki duyusal algı konusunda insanın bireysel algısı doğrunun tek ölçüsü ise aynı şekilde insan; hakikatin, ahlaki iyinin ve adaletin de ölçüsüdür. Güzel veya çirkin, iyi veya kötü, adil veya adaletsiz olan bir şey, onu bu şekilde gören insan için öyledir. Bu konularda bireyden bireye olduğu gibi toplumdan topluma da bir bilgelik farkı yoktur. Bu yüzden ahlaki ilkeler de ne ilahi bir otoritenin değişmez buyruğudur ne de herkes için geçerlidir. Onlar sadece ve sadece toplumsal uzlaşının ürünüdür ve bu iradenin değişmesine paralel olarak da değişirler.
Bu parçadaki görüşleriyle Protagoras’ın aşağıdaki sorulardan hangisini tartıştığı söylenebilir?
A) Evrensel bir ahlak yasasından bahsedilebilir mi?
B) Ahlaki eylemlerin bir amacı var mıdır?
C) Neden ahlaklı olmak gerekir?
D) Eylemleri ahlaki kılan özellikler nelerdir?
E) Ahlaki yargıları diğer yargılardan ayıran nedir? -2021 AYT
Hazzı insan yaşamının bir ereği olarak kabul eden Epiküros, hazdan ne anladığını ise şöyle açıklar. “Hazzın bizim için hayatın en üstün amacı olduğunu söylemekle ne sadece her şeyin tadını çıkarmak isteyen uçarıların zevklerini ne de maddi hazların sınırsızca doyurulmasını kastediyorum Bunu yalnız, doktrinimizi anlamayan bilgisiz insanlar ya da kötülük olsun diye anlamaz görünenler söyler. Bizim için haz, beden alanında acı çekmemek, ruh alanında da hiçbir huzursuzluk duymamaktır ”
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A) Haz, anlamlı bir yaşamın biricik ölçütüdür.
B) Acıdan mümkün olduğunca kaçınmak gerçek hazza ulaşmanın bir yoludur.
C) Maddi hazlardan daha çok ruhsal huzurun peşinden koşulmalıdır.
D) Haz her şeyin tadını çıkarmak ve zevklerin sınırsızca doyurulması değildir.
E) Gerçek haz, bedensel acıdan bile huzur duyabilmektir. -2020 TYT
Kant, “Aydınlanma Nedir?” başlıklı yazısında aydınlanmayı, insanın kendi suçu nedeniyle düşmüş olduğu ergin olmayış durumundan kurtulma olarak tanımlar ve insanın ergin olmayışını kendi aklını kullanma cesareti gösterememesine bağlar. Kendi aklını kullanmak bir tür kibir değildir zira aklı kullanmak bütün fikirlere ve hatta kişinin kendi fikirlerine dahi eleştirel yaklaşabilmesini de gerektirir. Fikirler elbette ki bilmenin de yolunu açarlar ancak bilgiyle temellendirilmemiş veya ilişkilendirilmemiş fikirler karşılaştırılamadıkları gibi aralarında doğru bir seçim de yapılamaz. Bu durumda “cehalet” de bir başka fikirmiş gibi durur. Bu bağlamda aydınlanma, cehaletten kurtuluş hareketidir.
Bu parçada aydınlanma düşüncesiyle hangi iki kavram arasındaki ilişki vurgulanmaktadır?
A) Düşünce özgürlüğü - akla güven
B) Ahlak - düşünce özgürlüğü
C) İnsanın değeri - eleştiri
D) Seçme özgürlüğü - ahlak
E) Akla güven - bilginin önemi -2020 TYT
Doğuştan ilkeler olsaydı bunların, çocuklarda yetişkinlerde olduğundan daha belirgin olması beklenirdi çünkü çocuklar yerel âdetlerden daha az etkilenmiştir ve daha az dünya deneyimine sahiptir. Çocuklarda böyle ilkeler bulunmadığına göre doğuştan getirilen herhangi bir mantık ilkesi de ahlak ilkesi de yoktur.
Bu parçada ileri sürülen görüş aşağıdaki filozoflardan hangisinin bilgi anlayışına uygundur?
A) Descartes
B) Spinoza
C) Kant
D) Platon
E) Locke -2020 AYT
Varoluşcu filozof A. Camus’ye göre insan, üstün olan değerleri yıkabilecek ve kolay edinilemeyen özgürlüğü çabalayarak elde edebilecek olandır. Özgürlük ne yasanın mutlak egemenliği ne de bütünüyle yokluğudur. Yasanın boyunduruğu altında ezilmek de her şeyi istediğimiz gibi yapabilmek de özgürlük değildir. Üstün bir değerle yazgıya yön verilmiyorsa, rastlantı kralsa karanlıklar içinde yürüyüştür söz konusu olan. Körün korkunç özgürlüğüdür bu. Bir eylemi yasaklamak veya seçmek, bir değer ya da ereğin varlığını gerekli kılar.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Özgürlük, seçimlerimize dışsal bir müdahalenin yokluğudur.
B) Her türlü yasa, insanın özgürlüğünü kısıtlar.
C) Toplum kuralları özgürlük esas alınarak belirlenmelidir.
D) Özgürlük eylemin amaca yönelik ve değer odaklı olmasıdır.
E) Bize doğuştan biçilen yazgıya ayak uydurmak özgürlüktür. -2020 TYT
Nietzsche’nin “güç istenci” anlayışı oldukça farklı şekillerde yorumlanmış hatta bu yorumların bazıları onu suçlayacak bir noktaya dahi ulaşmıştır. “Güç istencinin, insanın diğer insanlar üzerinde egemenlik kurma isteği olarak yorumlanışına karşı Nietzsche’nin çağdaş yorumcularından Deleuze, kavrama açıklık getirmek amacıyla şunları söyler: “İstencin gücü istemesi, gücü bir erek olarak arzulaması ve ardı sıra gitmesi demek olmadığı gibi, gücün, istencin dürtüsü olması demek de değil. Gücün iradesi özünde yaratıcı ve donandırıcıdır: Bir şeye iç geçirmez, aramaz, arzulamaz ve özellikle de gücü arzulamaz. Verir: Güç, istençte ‘verici erdem’ olarak vardır; istenç, güç vasıtasıyla bizzat anlam ve değer donatıcıdır.”
Buna göre “güç istenci” için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İnsanın ihtiyaçları tarafından belirlenir.
B) İnsanın yeni değerler oluşturabilmesini sağlar.
C) İnsanların birbirleriyle mücadelesinin ürünüdür.
D) Zaman içerisinde egemenlik kurar.
E) İnsanların mutluluğunu amaçlar -2020 AYT
Sokrates’e göre insanlar doğaları gereği mutlu olmayı ister. Dünyada insanı mutlu kılan ne varsa o şey özce iyi bir şey olduğuna göre insanların mutsuzluğa neden olan kötüyü istemeleri olanaksızdır. Buna karşın insanların sık sık kötü, zararlı ve değersiz bir şeyin peşine düştükleri olur ancak bu durum yalnızca onların bilgisizliklerinden kaynaklanmaktadır. Yani insan kötü bir eylemde bulunduysa o eylemin iyi olduğunu zannettiği için yapmıştır.
Bu parçadan Sokrates’in ahlak anlayışıyla ilgili aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Ahlaki davranışlar, edinilen alışkanlıkların ürünüdür.
B) Bilgi insanın ahlaklı ve erdemli olmasını sağlar.
C) Ahlaki doğrular toplumsal uzlaşıyla belirlenir.
D) Ahlak doğuştan gelen bir yetidir ve eğitimle kazanılamaz.
E) Ahlaki doğrulara sahip olmadan da bilgi sahibi olunabilir. -2020 AYT
Hazzı insan yaşamının bir ereği olarak kabul eden Epiküros, hazdan ne anladığını ise şöyle açıklar:
“Hazzın bizim için hayatın en üstün amacı olduğunu söylemekle ne sadece her şeyin tadını çıkarmak isteyen uçarıların zevklerini ne de maddi hazların sınırsızca doyurulmasını kastediyorum. Bunu yalnız, doktrinimizi anlamayan bilgisiz insanlar ya da kötülük olsun diye anlamaz görünenler söyler. Bizim için haz, beden alanında acı çekmemek, ruh alanında da hiçbir huzursuzluk duymamaktır.”
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A) Haz, anlamlı bir yaşamın biricik ölçütüdür.
B) Acıdan mümkün olduğunca kaçınmak gerçek hazza ulaşmanın bir yoludur.
C) Maddi hazlardan daha çok ruhsal huzurun peşinden koşulmalıdır.
D) Haz her şeyin tadını çıkarmak ve zevklerin sınırsızca doyurulması değildir.
E) Gerçek haz, bedensel acıdan bile huzur duyabilmektir. -2020 AYT
Mutluluk erdemli olmanın bir ödülü değil erdemin ta kendisidir. Dünyevi isteklerimizi bastırdığımız için mutluluktan haz almayız; tersine, ondan haz aldığımız için dünyevi isteklerimizi bastırabiliriz.
Spinoza’nın Etika adlı eserinden alınan bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Erdemli olma çabasının hedefi mutluluktur.
B) Erdemli olmak için hazların bastırılması gerekir.
C) Erdemli olmak kendi başına mutluluktur.
D) Mutluluktan haz almak olanaksızdır.
E) Mutluluk hak edilen bir şeydir. -2020 AYT
Levinas’a göre kişinin kendisi hakkındaki endişelerinden doğan eylemler ahlaki değerlendirme kapsamına girmez Örneğin acıktığımda karnımı doyurmam sadece kendimi koruma içgüdümden kaynaklanır. Ama aynı endişeyi başka bir insana yöneltmek, örneğin aç bir çocuğu, misafiri ya da yabancıyı doyurmak, ona önem vermek ahlaki bir davranıştır Benzer şekilde “kendime yardım etmem” bencillik ya da açgözlülükle ilgili olabilecekken, başkalarına yardım etmem her zaman ahlaki bir anlam çağrıştırır. Bu yüzden Levinas’a göre ahlak kavramı, kendimizin dışında, başka birisinin ya da birilerinin olduğunu kabul etmeyi zorunlu olarak içerir.
Buna göre Levinas ahlaki değerlendirmenin amacı olarak aşağıdaki kavramlardan hangisini vurgulamaktadır?
A) Ölçülülük
B) Mutluluk
C) Sorumluluk
D) Fayda
E) Dinginlik -2019 TYT
MacIntyre’a göre, içinde yaşadığımız modern dünyada ahlak dili endişe verici durumdadır. Bugün sahip olduğumuz şey bütünden kopuk yalnızca parçalardan oluşan bir kavramsal çerçevenin fragmanlarıdır. Temel ifadelerin çoğunu kullanıyoruz ama aslında ahlakın suretine sahibiz. Sahip olduğumuz bölük pörçük fragmanlarla ahlak felsefesi yaparken bu fragmanların anlamlarını buldukları düşünce bütünlüğünü kaybetmiş olduğumuzun farkında bile değiliz. Maalesef, idrakimizi ve ahlak anlayışımızı, tamamen değilse de büyük ölçüde yitirmiş bulunuyoruz.
Bu parçada modern dünyanın ahlak diline yönelik yapılan eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
A) Evrensel değerlere ulaşmak için bir yöntem geliştirilmemektedir.
B) Siyasal eğilimlerin ahlaka etkisi göz ardı edilmektedir.
C) İnanç sistemleri ahlaki değerlendirmelerin dışında bırakılmaktadır.
D) Bireylerin duygu ve düşünceleri dikkate alınmamaktadır.
E) Temel ahlaki değerler ait oldukları bağlamlardan koparılmaktadır. -2019 TYT
Aristoteles’e göre ahlakta bazı davranışlar amaç, bazıları araçtır. Örneğin insanların çoğu zenginliği arzular ve elde etmeye çalışır. Ancak onlar için zenginlik, zenginlik olarak amaç mıdır; yoksa zenginlikle elde etmek istedikleri başka bir amaç, mesela haz veya ün mü söz konusudur? Bu durumda insanların eylemlerinde peşinden koştukları iyi, kendisinden öte herhangi bir şeyin elde edilmesi için “araç olarak istenmeyen”dir. İşte insanın bizatihi kendisi için istediği bu nihai iyi, mutluluğun ta kendisidir.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Ahlaken iyi davranış insanın koşullarına göre değişir.
B) Bir eylemin ahlaken iyiliği başkalarına sağladığı yarara bağlıdır.
C) İnsanın nihai amacı olan mutluluk; esenlik ve fayda gibi değerlerin toplamıdır.
D) Başka bir amaç için yapılan ahlaki bir eylem insana mutluluk verir.
E) Niçin diye sorulduğunda başka bir amaca işaret etmeyen eylem ahlaken iyidir. -2018 TYT
Belirlenimcilik (determinizm), evrende meydana gelen bütün olayların daha önce gerçekleşmiş başka olayların sonuçları olduğunu, dolayısıyla olaylar arasında neden sonuç bağıntısı bulunduğunu savunur. Bu bakımdan gelecekte ortaya çıkacak olaylar, geçmişte ortaya çıkan olayların kesinliği ve değiştirilemezliği oranında kesin ve değiştirilemezdir. William James’in “demirden evren” dediği tam da böyle bir evrendir. Evrendeki her şey olması gerektiği gibi olur. Her sonuç, zorunlu ve değiştirilemez olan nedene bağlıdır.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) İnsan demirden evrende özgür iradeye sahip olmadığından eylemlerinden sorumlu tutulamaz.
B) İnsanın hiçbir eylemi özgür seçimlerinin sonuçlarından bağımsız değildir.
C) İnsan, akıl sahibi olması bakımından özgür ve sorumlu bir varlıktır.
D) İnsan eylemleri demirden evrenin dışında gerçekleştiği için önceden öngörülemez.
E) İnsan eylemleri nedensellik dışında olduğu için kişiye seçim sorumluluğu yükler. -2018 AYT
Diğer derslerden çıkmış TYT soruları için dersmateryalleri.com/tyt-sorulari adresini ziyaret edebilirsiniz.
Tyt Varlık Felsefesi Soruları

YKS 1.basamak Tyt sınavında 5, iknci basamak Ayt sınavında 3 Felsefe sorusu bulunmaktadır.
Tyt varlık felsefesi soruları WORD indir
Varlık Felsefesi (Ontoloji)
Searle’ün “Çin Odası Argümanı”nda, sadece kâğıt uzatabileceğiniz bir penceresi haricinde dışarıyla irtibatı olmayan bir oda vardır. Odanın içinde tek kelime bile Çince bilmeyen bir görevli bulunmaktadır. Bu kişi Çince kitaplara başvurarak oda dışından gelen Çince sorulara doğru yanıtlar vermektedir. Yanıtlarını bir kâğıda yazarak dışarıdakilere iletmektedir. Dışarıdaki Çinliler, sorulara doğru cevaplar verildiği için odanın içindeki görevlinin tam anlamıyla Çince bildiğini düşünmektedir. Searle’e göre şimdi ve sonra üretebileceğimiz en gelişmiş yapay zekânın algoritması, bu Çin odası düzeneğindeki çalışma sisteminin ötesine geçemez.
Bu parça aşağıdaki yargılardan hangisini desteklemek amacıyla yazılmış olabilir?
A) Her insan kendine özgüdür
B) İçerikleri kavramak insana has bir özelliktir
C) İnsan sadece maddi tözden oluşmaz
D) İnsanı insan yapan duygularıdır
E) Robotlar hiçbir alanda insanın yerini tutamaz -2025 TYT
1977 yapımı Annie Hall adlı filmde, depresyondaki küçük bir çocuğu annesi doktora götürür. Anne doktora durumu “Okuduğu bir şey yüzünden böyle oldu ” diyerek açıklar. Çocuk sıkıntısını doktora anlatmaya “Evren genişliyor!” cümlesiyle başlayınca anne çileden çıkar ve sesini yükselterek. “Sen Brooklyn’desin ve Brooklyn’in genişlediği falan yok ” der.
Bu parça felsefi açıdan ele alınırsa annenin düşünceleri aşağıdaki yaklaşımların hangisiyle ilişkilendirilebilir?
A) Varlık alanında çokluğun değil tek bir tözün esas olduğunu savunan monizm
B) Dünyaya ilişkin bilgimizin sadece deneyimden gelmediğini savunan rasyonalizm
C) Var olan her şeyin maddeden oluştuğunu söyleyen materyalizm
D) Soyut irdelemeler yerine sonuç ve yarar kavramlarını kullanan pragmatizm
E) Bilimsel bilgiyi ve aklı diğer düşünsel yöntemlere yeğleyen pozitivizm -2022 TYT
Herhangi bir şeyi üretirken önce onu zihnimizde tasarlar, sonra da bu tasarıyı hayata geçiririz. Mesela bir masa yapacaksak yapacağımız masanın biçimini kafamızda önceden oluştururuz. Nihayetinde o şey bir “masa” olacaktır, “sandalye” değil. Ama insanın varlığı söz konusu olduğunda durum değişir. O önceden belirlenmemiştir. Korkak bir insan, doğuştan korkak değildir; kendi yaşamındaki yapıp ettikleri ile korkak bir insan hâline gelmiştir.
Bu parça Sartre’ın varoluşçu düşüncesindeki hangi noktayı vurgulamaktadır?
A) Kişi yaptığı şeyleri sorumluluk duygusuyla yapmalıdır.
B) Seçimlerimiz ile özgürlüğümüz arasında bir bağlantı vardır.
C) Varoluş bir iç sıkıntısı duygusunu beraberinde getirir.
D) İnsan şöyle veya böyle var olur, sonra özünü kurar.
E) Var olabilen tek varlık insandır. -2021 TYT
Felsefe hep “hakikat”in peşinde olmuştur. Hakikat, kimi zaman dünyanın görünüşlerinin altında yatan düzen kimi zaman da bu görünüşlerin ötesinde, sadece rasyonel düşünce ile ulaşılabilecek olan ideal bir yapı olarak düşünülmüştür. Her iki durumda da hakikat orada durmakta ve özne tarafından keşfedilmeyi beklemektedir. Özne; gözlem veya uslamlama yoluyla hakikate ulaşabilir. Oysa Nietzsche’ye göre hakikat özne tarafından keşfedilen değil, icat edilen bir şeydir. Dolayısıyla öznenin konumuna göre farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Özne, hakikate ulaşma çabası içinde fenomenleri yorumlar ve yorum tanımı gereği öznenin bulunduğu konumdan bağımsız değildir.
Buna göre Nietzsche’nin “hakikat” anlayışıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Hakikate ancak rasyonel düşünceyle ulaşılabilir.
B) Özneden bağımsız, mutlak bir hakikatin varlığından bahsedilemez.
C) Hakikat görünüşlerin arkasındaki değişmez ilkedir.
D) Mutlak hakikate ancak büyük çabalarla ulaşılabilir.
E) Hakikat, gözlem ve uslamlama yapılmadan keşfedilemez. -2021 TYT
“İnsanın sıkıntılı olduğu durumlarda zaman sanki duruyor, hiç geçmiyor.” diyen Can’a, öğretmeni “Zaman her durumda aynıdır; anlar, saniyeler, dakikalar, saatlerden vb. oluşur. On dakika her durumda ‘on dakikadır.” şeklinde yanıt verir. Buna karşılık Can “Ama bu dersteki on dakika benim için bir ömür gibi!” der.
Bu parçadaki öğretmen, zamanın her durumda aynı olduğunu savunarak Bergson’un felsefesindeki hangi görüşe karşı çıkmaktadır?
A) Yaşam ve zaman bir ilk atılımla başlar.
B) İnsan bilincinin dışındaki şeyler süre geçirmezler.
C) Bilim şeyleri mekâna göre, felsefe ise oluşum hâlindeki süreye göre kavrar.
D) Ölçülebilir zaman ile yaşanan zaman yani süre arasında ayrım yapmak zorunludur.
E) Mekânda süre yoktur, sadece zamandaşlıklar vardır. -2021 AYT
La Mettrie’ye göre insanlar ve hayvanlar yaylar kümesinden oluşan birer makineydi. Ancak insan, hayvana göre daha karmaşık bir makineydi ve aralarında eğer bir fark varsa bu fark yayların yerleriyle ilgili olabilirdi. Dolayısıyla La Mettrie için ruh da tüm makinenin ana yayı gibi ele alabileceğimiz bir hareket ilkesi veya bedenin duyarlı bir maddi kısmından ibaretti. Bu sistemin diğer tüm kısımları da sadece beynin bir çeşit işleviydi.
La Mettrie’nin bu görüşlerinden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Beden ile ruh insan varoluşunun farklı görünümleridir.
B) Ruh, tek gerçeklik olan maddeye indirgenerek açıklanabilir.
C) Hayvanlardan farklı olarak insanın özü, ölümsüz ruhudur.
D) İnsan, farklı niteliklere sahip iki tözden; madde ve ruhtan oluşur.
E) Bedeni harekete geçiren ruh, tinsel yaşam ilkesidir. -2019 AYT
Yapılabilecek bütün üçgen tanımları, üçgenin özünü verir. Bu tanımlar üçgenin varlığı konusunda bize bir bilgi vermez; hatta üçgenin var olmasını zorunlu kılmaz. O hâlde bir şeyin özü sadece “Bu nedir?” sorusunun cevabıdır. Farabi’ye göre de şeyler özünde varlıklarını barındırmaz. Kendisine varlık veren bir varlık olmadıkça her öz, sadece bir kavram olarak kalır ve gerçekleşmez. Dolayısıyla evren, insan, ağaç ve benzeri bütün özler varlığını sonradan elde etmiş varlıklardır. Bu durumda onları varlığa getiren; özünde var olmayı içeren, yani var olmaması düşünülemeyen başka bir varlık olmalıdır. Biricik olan bu varlık da var olmak için başka bir varlığa ihtiyaç duymayan Tanrı’dır.
Farabi’nin varlık anlayışını yansıtan bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Form kazanmadıkça madde var olamaz.
B) Şeyler, özlerini gerçekleştirdiğinde varlığa gelir.
C) Zorunlu varlığın dışındaki her şey mümkün varlıktır.
D) Töz, özünde değişmeden kalandır.
E) Varlıklar, tek bir gerçekliğin görünüşleridir. -2019 AYT
Beynin fotoğrafı, zihnin veya bilincin fotoğrafı değildir. Fiziksel bir şey olmadığı için zihnin bir fotoğrafı olamaz Bu yüzden büyük olasılıkla kaynağı zihin olduğu için bir inancın, düşüncenin, algının, imgelemin, arzunun ve duygunun fotoğrafını da çekemeyiz. Çünkü zihin ve beden birbirinden farklı iki tözdür. Düşünmemizi sağlayan beynimiz değil zihnimizdir.
Bu parçadaki görüşler aşağıdaki varlık anlayışlarından hangisiyle açıklanır?
A) Herakleitos’un oluşu esas alan anlayışı
B) Descartes’ın düalist anlayışı
C) Husserl’in fenomenolojik anlayışı
D) Hegel’in idealist anlayışı
E) La Mettrie’nin maddeci anlayışı-2018 AYT
Diğer derslerden çıkmış TYT soruları için dersmateryalleri.com/tyt-sorulari adresini ziyaret edebilirsiniz.
Tyt Bilgi Felsefesi Soruları

YKS 1.basamak Tyt sınavında 5, iknci basamak Ayt sınavında 3 Felsefe sorusu bulunmaktadır.
Tyt bilgi felsefesi soruları WORD İndir
Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)
Her şeyden kuşkulanmaya çalıştığımız bir oyun oynayacak olsak herhangi bir şeyden kuşkulanacak kadar bile ilerleyemezdik Çünkü kuşku oyununun kendisi kesinliği varsayar; böyle bir oyunu ancak bazı şeylerden emin olduğumuzda oynayabiliriz Sorduğumuz sorular ya da kuşkularımız bazı önermelerin kuşkudan muaf olmasına bağlıdır. Bu muaf önermeler kuşkularımızın üzerinde döndükleri menteşelere benzer, eğer kapının açılmasını istiyorsak hiç kuşkusuz menteşelerimiz sabit olmalıdır.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Her şeyden kuşkulanan bir kuşku, işlevini yerine getiremez
B) Kuşku olmaksızın bir şeylerden emin olmak olanaksızdır
C) Kesin bilginin temelinde kuşku yatmaktadır
D) Soru sormak kesinlikten kuşku duymaktır
E) Kuşku duyulamayan tek şey kuşkulanmaktır. -2025 TYT
“Dünya eğer dönüyor olsaydı; bir taşı, yere dik olarak havaya fırlattığımızda bu taşın, fırlatılan noktanın gerisine düşmesi gerekirdi ” ifadesi, Dünya’nın hareketsiz olduğunu ispat etmek için eski zamanlardan beri kullanılan delillerden biridir Bu düşüncenin tam karşısında yer alan ve Dünya’nın döndüğünü düşünen Galileo, bir düşünce deneyi yapar. Bu düşünce deneyinde o, denizde hareket eden bir geminin direğinin tepesinden bir taş bırakıldığında bu taşın geminin arka tarafına değil de direğin dibine düşeceğini ortaya koyar.
Galileo’nun bu düşünce deneyine ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Dünya’nın döndüğünü akılcı bir yöntemle ispatlar
B) Dünya’nın dönmediğine dair bir delili bertaraf eder
C) Laboratuvarda yapılmadığı için güvenilemez
D) Düşüncenin ürünü olduğu için sağlam bilgi vermez
E) Yeterli şartlar sağlanmadığı için amacına hizmet etmez -2025 TYT
Kant’a göre bilgimizin temel kaynağı deneyimdir Dolayısıyla deneyimden bağımsız olarak nesnelerden bahsetmek mümkün değildir Ancak deneyimler, bizim sürekli bir şeylere maruz kaldığımız ve bütünüyle edilgen olduğumuz süreçler sonucunda oluşmaz Aksine algıladığımız dünyayı zihnimizdeki kategoriler aracılığıyla biz kurarız Bilginin oluşumunda bu şekilde etkin bir rol oynamamız dünyayı herkesin kendine göre algılayacağı anlamına da gelmemelidir çünkü dış dünyanın kuruluşu birtakım evrensel, zorunlu kalıp ve ilkeler ışığında gerçekleşir Bu yüzden Kant’a göre dünyayı bilmek, insan zihninden bağımsız doğa kanunlarını değil bilginin oluşumu için uyulması gereken zihinsel şablonlarımızı keşfetmeyi gerektirir.
Bu parçada Kant’ın bilgi anlayışının hangi yönü vurgulanmaktadır?
A) Bireylere göreliği
B) İnsan türüne özgü öznelliği
C) Bilimsel sınırlılığı
D) Bilgide aşkınlığı
E) Kavramsal açıdan muğlaklığı -2025 TYT
Locke’a göre nesnelerin birincil ve ikincil nitelikleri vardır. Birincil nitelikler büyüklük, yer kaplama gibi nesnenin kendisinde olan ve algısal olarak bilebileceğimiz niteliklerdir. İkincil nitelikler ise nesnelerin birincil nitelikleri nedeniyle zihnimizde oluşan renk, koku, tat gibi niteliklerdir. Örneğin bir gülün şekli birincil niteliğidir ve zihnimizden bağımsız olarak o gülün kendisinde vardır. Fakat gülün kırmızı rengi ve kokusu için aynı şey söylenemez. Çünkü ikincil nitelikler varlıklarını “nesnel” olan birincil niteliklere borçlu olsalar da kendileri aslında o nesnelerin içinde değillerdir, algılayan kişiye göre değişirler. İşte insanlar da gerçekte maddi varlıkların tözsel yapısı ile değil birincil ve ikincil nitelikleri ile epistemolojik ilişki kurar.
Bu parçada Locke’ın hangi görüşü vurgulanmaktadır?
A) Nesnelere ait ikincil nitelikleri birincil niteliklerden daha iyi biliriz.
B) Nesnelerin niteliklerinin ötesinde ne olduğunun bilgisine ulaşamayız
C) Maddi olmayan varlıkların gerçek özlerini bilmemiz mümkündür.
D) Renk, koku gibi nitelikler varlığın asıl nitelikleridir.
E) Duyumlarımıza kaynaklık eden nesnel bir dış dünya yoktur.-2024 TYT
Gazali, metafizik olgular kadar gözlemlenen dünyadaki olayların ve olguların anlaşılmasında da aklın yetersiz kaldığını ve vahye gereksinim duyulduğunu söyleyerek mucizeleri kanıtlamaya, inanç ilkelerini bu görüş üzerine temellendirmeye çalışır İbn Rüşd ise onun tersine Tanrı nın her şeyi belirli ve değişmeyen yasalara göre yarattığını ve şeylerin akılla tam olarak anlaşılamayacağı kabul edildiğinde ortada bilimin de kalmayacağını savunur Çünkü İbn Rüşd’e göre bilim, doğadaki kuralların keşfedilmesi ve bu kesin kurallara dayanılması yoluyla var olur Dolayısıyla Gazali’nin yaptığı gibi mucize mantığı her alanda savunulduğunda değişmeyen doğal kurallar olmayacak ve sonucunda bilime yer açılmayacak, hikmet ve bilginin değeri anlaşılmayacaktır
Bu parçada İbn Rüşd’ün Gazali’yi eleştirdiği konu aşağıdakilerden hangisidir?
A)Özgür iradenin varlığı
B) Evrenin sonsuzluğu
C) Bilginin kaynağı
D) Aklın yetkinliği
E) Felsefenin tutarlılığı-2023 TYT
Mavinin tüm tonlarını çok iyi bilip yalnızca bir tonunu hayatı boyunca hiç görmemiş bir kişi düşünelim Bu kişinin önüne o görmediği ton hariç, mavinin gözün algılayabileceği tüm tonlarını en koyusundan en açığına kadar koyduğumuzda bu kişi o tonun olmadığı yerde bir boşluk hissedecek ve orada yan yana duran o renk tonları arasında, diğerlerindeki farklılıklardan daha büyük bir farklılık olduğunu algılayacaktır Muhtemelen mavinin bu tonu, ona hiçbir zaman duyuları yoluyla iletilmese de o, bu tonun tasarımını kendi kendine oluşturabilecektir
Bu parça aşağıdaki görüşlerden hangisine yönelik bir eleştiri olabilir?
A) Bilgi deneyimlerle değil, aklın doğuştan gelen ilkeleriyle edinilir
B) İnsan, aklında bulunan formlara göre dış dünyayı algılayıp bilgi edinir
C) İnsanın tüm bilgisi dış dünyadan doğrudan edinilen izlenimlerle oluşur
D) Bilgilerin tamamı önceden zihinde bulunan fikirlerin anımsanmasıdır
E) Bilgi akıldaki kavramların zihin tarafından işlenmesiyle oluşur. -2023 TYT
Epistemolojide tarihsel bir öneme sahip olan “apriori bilgi” kavramı, yalnızca akıldan veya aklın etkinliğinden türetilen önermelerin bilgisi için kullanılır. Apriori bilgi, deneysel veri ve delillerden bağımsız olduğu için bu bilginin doğruluğu deneyim aracılığıyla çürütülemez. Hatta inkâr edildiğinde çelişkiye yol açtığından apriori, kesin bir bilgi türü olarak görülür.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi apriori bilgi olarak değerlendirilemez?
A) Saf suyun normal kaynama noktası 100 oC’dir.
B) Melis Emre’den, Emre de Can’dan uzunsa Melis Can’dan uzundur.
C) Eğer bir kişi evli değilse o kişi bekârdır.
D) Eğer bir masa kare şeklindeyse onun kenar sayıları beşten azdır.
E) A ve B evrende iki farklı konumu belirtiyorsa A’daki bir nesne B’de olamaz. -2022 TYT
Bitkinin çiçek açmasıyla tomurcuğun kaybolması gibi meyvenin kendini göstermesiyle çiçek de yitip gider. Sanki bitkinin varoluşu gibi görünen çiçekler aslında ağacın gerçek amacı olan meyveye götüren bir aşamadır. Bitkinin bu biçimleri aynı anda bir arada bulunmaz ve birbirlerinin yerini alarak gerçekleşir. Organik birliğin birer anı olan bu aşamalar, bütün içinde birbirleriyle çatışma hâlinde olmadıkları gibi tersine her biri aynı ölçüde gereklidir. Bu bir arada, eşit olarak bulunma zorunluluğu ise bütünü yani bitkinin yaşamını oluşturur.
Hegel’in bu düşüncelerinden hakikat konusunda aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Hakikati anlamak için oluşumun ilk aşamasına odaklanılmalıdır.
B) Bir şeyin hakikati, onun yalnızca anlık bir durumundan türetilemez.
C) Hakikatin oluşumsal aşamaları birbirine bağlı değildir.
D) Bir nesnenin hakikati, özünde değişmeyen bir yapı arz eder.
E) Hakikat sadece temel parçaların bir araya gelmesinden oluşur. -2022 TYT
Martin Heidegger’e göre fenomenoloji, her türlü desteksiz kurgulamalara, tesadüfi bulgulara, güya ispatlanmış kavramların devralınmasına, nesiller boyunca birer sorunsal zannedilen sözde sorulara karşı “şeylerin kendisine” dönmektir. Böylece fenomenoloji “kendini gösterenin” yani şeylerin bizatihi kendinden hareketle görünür kılınmasını ve anlaşılmasını amaçlar.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi fenomenolojik bakış açısını yansıtan bir örnektir?
A) Havanın yağmurlu olmasıyla kişinin kendini kötü hissetmesi doğru orantılıdır.
B) Herkesin bu konuda hemfikir olması meselenin açıklığa kavuştuğunu gösterir.
C) Masanın masa gibi olmasına ihtiyacım var, başkalarının güzel masa olmuş fikrine değil.
D) Günümüzde güvenilir ve doğru bilgiye ulaşabilmenin yolu sosyal medyadan geçiyor.
E) Eğitim hayatında başarılı olmak için daha az uyuyup daha çok çalışmak gerekir. -2022 TYT
Bilgeliğe ermiş bir insan artık bilgi ile uğraşmaz çünkü zaten her şeyi biliyordur. Bilgisizler de ne bilgi ile uğraşırlar ne bilge olmaya özenirler. Peki bilgisizlik neden kötüdür? Cahil kişi güzellikten, iyilikten, akıldan yoksunken hepsini kendisinde toplamış sanır da ondan. Yoksun olduğunu bilmeyen kimse ne diye kendinde olmayanın peşine düşsün ki? O vakit, bilgeler de bilgisizler de düşmezse bilginin peşine, kimler düşer peki? İkisinin ortasında olanlar düşer elbette. Bilgelik en güzel şeylerden biri, sevgi de her güzelin sevgisi ise ister istemez bilgelik dostu kişi de filozoftur. Yani filozof bilgelerle bilgisizler arasındaki kişinin ta kendisidir.
Platon’un Şölen adlı eserinden derlenen bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
A) Bilgiyi aramama konusunda bilge ve cahil birbirlerine benzerler.
B) Filozof, bilgeliğe sahip olmayan fakat onu arzulayan kişidir.
C) Cahil kişi iyinin ve güzelin farkına varamayandır.
D) Filozof zamanla bilgisini artırdıkça bilgeliğe erişir.
E) Filozofun cahilden en büyük farkı neyi bilmediğini bilmesidir. -2021 TYT
Bir şey iki yolla kavranabilir: İlki mahiyetin akılla kavranması, ikincisi ise ona uyan örneklerle hayal edilmesidir. İkna da iki şekilde olur: İspatlarla veya inandırma yoluyla. Felsefe, varlıkların anlamlarının akılla kavranıp ispatlarla doğrulanmasından edinilen bilgileri içerir. Din ise bu anlamların uygun örneklerle hayal edilmesinden ve hayal edilenlere dair doğrulamanın inandırma yoluyla yapılmasından edinilen bilgileri içerir. Yani her ikisinin ele aldığı konular birdir. Ancak felsefenin ispat sunduğu yerde din ikna edici şeyler ortaya koyar.
Farabi’nin bu görüşlerinden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Her iki alan, kendine özgü araştırma konusuna sahiptir.
B) Din, inancı temellendirme; felsefe, varlığın bilgisine ulaşma amacındadır.
C) Felsefe ve din, aynı hakikate farklı şekillerde ulaşan alanlardır.
D) Felsefenin doğrularıyla dinin doğruları birbirinden bağımsızdır.
E) Felsefenin akılla ulaşamadığı hakikate din inançla erişir. -2021 TYT
Balmumu parçasını alalım; bal peteğinden yeni gelmiş ve henüz kapsadığı balın tatlılığını yitirmemiştir; toplandığı çiçeklerin kokusunun birazını korumaktadır; rengi, betisi görünürdedir; serttir, soğuktur, kolayca ele alınabilir ve parmakla vurulduğunda bir ses çıkarır; kısaca, onda bir cismi seçik olarak tanımak için gerekli her şey bulunur. Ama şimdi konuşurken onu ateşe yaklaştırıyorum, tattan geri kalanı uçup gider, kokusu yiter, rengi değişir, betisi yok olur, büyüklüğü artar, sıvılaşır, ısınır, güçlükle dokunulabilir olur ve vurulduğu zaman ses çıkarmaz. Bu değişimden sonra aynı balmumu kalır mı? Kaldığı kabul edilmelidir; hiç kimse bunu yadsımaz, hiç kimse başka türlü yargıda bulunmaz. O zaman bu balmumu parçasında öyle seçik olarak bildiğim neydi?
Descartes, Meditasyonlar adlı eserinden alınan bu örneğinde bilginin kaynaklarından hangisini eleştirmektedir?
A) Akıl
B) Duyu
C) Vahiy
D) Sezgi
E) İlham -2020 TYT
Kant, “Aydınlanma Nedir?” başlıklı yazısında aydınlanmayı, insanın kendi suçu nedeniyle düşmüş olduğu ergin olmayış durumundan kurtulma olarak tanımlar ve insanın ergin olmayışını kendi aklını kullanma cesareti gösterememesine bağlar. Kendi aklını kullanmak bir tür kibir değildir zira aklı kullanmak bütün fikirlere ve hatta kişinin kendi fikirlerine dahi eleştirel yaklaşabilmesini de gerektirir. Fikirler elbette ki bilmenin de yolunu açarlar ancak bilgiyle temellendirilmemiş veya ilişkilendirilmemiş fikirler karşılaştırılamadıkları gibi aralarında doğru bir seçim de yapılamaz. Bu durumda “cehalet” de bir başka fikirmiş gibi durur. Bu bağlamda aydınlanma, cehaletten kurtuluş hareketidir.
Bu parçada aydınlanma düşüncesiyle hangi iki kavram arasındaki ilişki vurgulanmaktadır?
A) Düşünce özgürlüğü - akla güven
B) Ahlak - düşünce özgürlüğü
C) İnsanın değeri - eleştiri
D) Seçme özgürlüğü - ahlak
E) Akla güven - bilginin önemi -2020 TYT
Bir mağara düşünün Mahkûmlar, yüzleri mağaranın arka duvarına dönük zincirlenmiş Ömürleri boyunca orada tutulmuşlar ve başları, duvar dışında hiçbir şey göremeyecek şekilde sabitlenmiş Arkalarında bir ateş yanmakta ve sırtlarıyla ateş arasında bir yol var. Bu yolda yürüyen insanların gölgeleri mağaranın duvarına vurur; gelip geçenlerden bazıları ellerinde birtakım nesneler taşırlar ve bu nesnelerin gölgeleri de duvara yansır. Mağaranın içindeki mahkûmlar her zaman yalnızca gölgeleri görür. Gölgelerin gerçek şeyler olduklarına inanırlar, ama aslında gerçek şeyleri hiç görmezler.
Bu parçada betimlenen mağara metaforundan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Gerçekliğin doğası değişmez ve farklı yüzleri bulunmaz.
B) Duyuların yanıltıcılığından kurtulmak için başkalarının yardımına ihtiyaç duyarız.
C) Aklın çalışma ilkelerini duyulardan gelen veriler belirler.
D) Duyuların kullanımı hakikate ulaşmak için bir ön koşuldur.
E) Duyular aracılığıyla bildiklerimiz tümüyle bir yanılsama olabilir. -2019 TYT
Descartes, Sofist Gorgias’dan beri süregelen kuşkuculuğu eleştirmek amacıyla “Düşünüyorum ohâlde varım.” önermesini geliştirmiştir. Buna göre, her şeyin varlığından hatta bir rüyada olup olmadığımdan bile kuşku duyabilirim. Fakat kuşku duyarken kuşku duyduğumdan ve bu şekilde düşünüyor olduğumdan kuşku duyamam. Dolayısıyla kuşkumun varlığı düşünen bir şey olarak varlığımın kesinliğini ortaya koyar. Bu doğrudan erişilebilinen bir bilgidir.
Bu parçada Descartes bilgi felsefesinin hangi temel sorusuna yanıt aramaktadır?
A) Rüya ve gerçek olan birbirinden nasıl ayrılır?
B) Bilginin sınırı var mıdır? C) Aşkın bilgiye ulaşılabilir mi?
D) Kesin bilgi olanaklı mıdır? E) Doğru bilginin ölçütü nedir? -2019 TYT
Sokrates bilgeliği tanımlarken onun özelliğinin her şeyi bilmek değil, neyi bilip neyi bilmediğini bilmek olduğunu söyler. Bu bakımdan felsefe bilgelik arayışı diye de tanımlanır. Felsefe öğreniminin insanlara kazandıracağı önemli özelliklerden biri de, insanların bildikleri konuda konuşmayı, bilmediklerindeyse susmayı öğrenmeleri olacaktır. Bu özelliği kazanan kişi fikri sorulduğunda bilmediği bir konuda insanları yanlış yönlendirmeyecektir. Örneğin biri ona Hangi eylemlerimiz erdemlidir? diye sorduğunda, erdem kavramının tanımına ilişkin bir bilgisi yoksa Bilmiyorum deyip, karşısındakini yanlış yönlendirmemiş olacaktır.
Bu parçada felsefenin aşağıdaki işlevlerinden hangisi vurgulanmaktadır?
A) Hakikati arama ve ona ulaşma isteğini güçlendirmesi
B) Kavramsal ve refleksif bilginin pratik yaşama aktarılmasını sağlaması
C) Eleştirel bakış açısını geliştirmesi
D) Tümel bilgiyi hedef edindirmesi
E) Soruların yanıtlar kadar önemli olduğunun farkındalığını kazandırması -2018 TYT
İnsanların yüzyıllardan beri doğru olarak kabul ettikleri bilgilerin bile bir gün yanlış olduğu anlaşılabilir. Örneğin yüzyıllarca Aristoteles fiziğiyle desteklenen Batlamyus astronomisine göre Dünya’nın evrenin merkezinde hareketsiz bir şekilde durduğu doğru ve kesin bir bilgi olarak kabul edilmiştir. Oysa modern çağdaki bilimsel gelişmeler bu teorinin yanlış olduğunu gösterdi Acaba gelecek yüzyıllarda yeni bilimsel gelişmelerle şu anda doğru ve kesin olarak kabul ettiğimiz Newton fiziği ve Kepler astronomisinin de yanlış olduğu ortaya çıkabilir mi? Bundan kuşku duymamızı kim, nasıl engelleyebilir?
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisi tartışılmaktadır?
A) Bilginin kaynağı nedir?
B) İnsan bilgisinin bir sınırı var mıdır?
C) Bilimselliğin ölçütü nedir?
D) Doğru bilgi mümkün müdür?
E) Bilginin değeri nedir? -2018 TYT
Diğer derslerden çıkmış TYT soruları için dersmateryalleri.com/tyt-sorulari adresini ziyaret edebilirsiniz.
Tyt Felsefeyle Tanışma Soruları

YKS 1.basamak Tyt sınavında 5, iknci basamak Ayt sınavında 3 Felsefe sorusu bulunmaktadır.
Tyt Felsefeyle Tanışma Soruları WORD İndir
Felsefeyle Tanışma
Hegel, Hukuk Felsefesinin Prensipleri adlı eserinde “Var olanı kavramak felsefenin görevidir çünkü var olan akıldır. Bireye gelince herkes kendi zamanının çocuğudur, felsefe de aynı şekilde kendi zamanını düşüncede özetler ” der. Felsefenin kendi zamanını düşüncede özetlemesi ise ancak olaylar yaşandıktan sonra gerçekleşir. Bu yönüyle felsefe, dünyanın nasıl bir yer olması gerektiğine dair bilgi vermek üzere sahneye hep geç gelir Hegel’in, Romalı bilgelik tanrıçasına atfen söylediği gibi “Minerva’nın baykuşu ancak gün batarken uçmaya başlar ”. Minerva’nın baykuşu bilginin taşıyıcısıdır ve tarih somut bir şekilde kendini gerçekleştirdiğinde kanatlarını açar ve uçmaya başlar.
Bu parçadan felsefeyle ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Mevcut zamanın ötesine geçip tüm çağlara hitap eder.
B) Bir dönemin olaylarını olup bittikten sonra düşüncede kavrar.
C) Ele aldığı konularla olayların akışını değiştirebilir.
D) Dünyayı yorumlamayı değil basitçe algılamayı hedefler
E). İnsana dair her türlü mesele üzerine fikir yürütebilir. – 2024 TYT
Felsefeyle tanışmanız büyük olasılıkla “İyi nedir?”, “Hayatın bir anlamı var mıdır?”, “Doğru nedir?” gibi sorulara cevap ararken olmuştur. Çok geçmeden fark edersiniz ki felsefe faaliyeti hiç bitmeyen bir alışveriştir; okuyucuların, meseleleri zihinlerinde tekrar tekrar ele almalarına olanak sağlayan ebedî bir sohbettir. Bu sohbet neticesinde söz konusu meseleyi daha iyi biliyor hâle gelip bazı sorulara cevap bulduğunuzu düşünebilirsiniz. Ama bilmeliyiz ki en temel sorulara ilişkin doğruları ve hakikatleri bulma görevi asla tamamlanan bir süreç değildir.
Bu parçada felsefenin hangi özelliği vurgulanmaktadır?
A) Basit kanaatler ve ön yargılara yer vermemesi
B) Mutlak ve kesin sonuçlar içermemesi
C) Var olanı bir bütün olarak ele alması
D) Sistemli ve tutarlı olması
E) Geçerli akıl yürütmelere dayanması – 2023 TYT
Felsefe öğretmeni derste insanın gerçekte bir özünün olup olmadığı ve dolayısıyla yapay zekânın insanın bilinçli zihinselliğine eş değer bir varoluşa sahip olup olmadığı gibi konular üzerine sorular sorar. Ardından öğrencilere örnek olarak Bıçak Sırtı adlı bir filmi anlatır “Filmde ‘replika’ adı verilen robotlar görünüm ve davranışlarıyla insanlardan ayırt edilememektedir. Bu replikalar, bilgileri olmadan belli anılar yüklendiği için, kendilerini bir çocukluk yaşamış ve büyümüş insanlar sanmaktadır. Bu replikalardan biri olan Rachael’ın, bir test sonucu insan olmadığını öğrenme anında nasıl etkilendiği ve duygusal bir tepki verdiği çarpıcı bir sahneyle verilir ”
Buna göre aşağıdakilerden hangisinin öğretmenin sorduğu sorular arasında yer alması beklenmez?
A) İnsanı insan yapan nedir?
B) Algıladığımız evren aslında gerçek midir?
C) Anılar insanı diğer varlıklardan ayıran belirleyici unsur mudur?
D) Duygulara sahip olmanın koşulu organik olmak mıdır?
E) Bilinç insana eş değer bir yapay zekâ için zorunlu mudur? – 2023 TYT
Felsefi soruların net ve değişmez yanıtları, herkese uygulanabilecek hazır reçeteleri yoktur. Bu soruların kişilerin kendileri tarafından sorulup yine kendileri tarafından, kendileri için yanıtlanmaları gerekir. Örneğin hangi eğitim türüyle hangi mesleğin doğanıza daha uygun düşeceğini belirleyip kendinizi daha iyi tanıyabilmek için gençlik psikoloğundan yardım alabilirsiniz. Fakat “eğitimin ne olduğu” veya “insanların kendilerine, ailelerine ve ülkelerine karşı ne gibi sorumlulukları bulunduğu” veya “sorumluluğun ne olduğu” soruları, bir uzman tarafından gereği gibi yanıtlanamaz. Bu soruları sadece felsefe yardımıyla yanıtlayabiliriz.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir felsefe sorusu değildir?
A) Seninle aynı şeye bakıyoruz ama aynı şeyi mi görüyoruz?
B) Bir davranış bugün iyi yarın kötü olarak değerlendirilebilir mi?
C) İdeal şartlar sağlandığında bir devlet düzeni nasıl olmalıdır?
D) Kırmızı ışık yanınca herkes bekliyor ben de beklemeli miyim?
E) Bu filmi eleştirmenler beğendi diye ben de beğenmek zorunda mıyım? – 2022 TYT
Sokrates, arkasında yazılı eser bırakmamış olmasına karşın hiç şüphesiz yaşadığı dönemin hatta felsefe tarihinin en göze çarpan düşünürlerinden biri olmuştur. Aktarılan bilgilere göre o, kendinden önceki filozofların doğa ve evreni merkeze alan görüşlerinden farklı olarak “insan” ve “ahlak” konuları üzerine yoğunlaştı. Hakikati ve var olanların doğasını anlamanın yolunun insanın kendini bilmesi olduğuna inanıyordu. Amacı insan öznesinden yola çıkarak herkes için geçerli, mutlak bilgiye ulaşmaktı. Ona göre her tür bilgi sorgulanmalı, akıl süzgecinden geçirilmeliydi. Bu sorgulayıcı yaklaşımının en büyük örneğini kendi yaşantısında gösterdi.
Bu parçadan Sokrates ile ilgili aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
A) Kendine özgü konu ve yöntemler ortaya koymuştur.
B) İnsan bilgisinin ve değerlerinin göreceli olduğunu düşünmüştür.
C) Hakikate ve var olanın değişmez bilgisine ulaşmaya çalışmıştır.
D) Her tür bilgiye şüpheyle yaklaşıp sorgulamıştır.
E) Felsefesinin temelini insan ve ahlak alanındaki görüşleri oluşturmuştur. 2022-TYT
Fizik, biyoloji ve psikoloji gibi bilimlerin araştırma alanına giren konular, eskiden filozofların üzerinde düşündüğü ve yanıt aradığı meselelerdi. Zamanla felsefeden bağımsızlaşarak kendi özgün alanlarını oluşturan bu bilim dalları kesin bilgi üretme iddiası taşır hâle geldiler. Fakat bu disiplinlerdeki uzlaşma olanağı, felsefede aynı derecede oluşmadı. Peki felsefenin sunduğu bu belirsizlikler, kesinlikten uzaklık ve belli kuramlarda uzlaşma zorluğu bir dezavantaj mıdır? Bertrand Russell bu soruya: “Felsefeci kesinlik barındırmayan düşünsel yaşamla barışık olduğundan, ortalama bireyden farklı olarak eleştirel yönünü daha çok kullanma eğilimindedir.” diyerek karşı çıkar.
Bu parçadan felsefeye ilişkin aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Felsefe mantıksal açıklığı temel alarak bilimlerden ayrılır.
B) Filozoflar her şeyi eleştirerek felsefenin bilimsel olmasını engellerler.
C) Felsefe de zamanla bilimlerin sahip olduğu bilgisel statüye ulaşacaktır.
D) Felsefenin kesinlik içermemesi, fizik gibi bilimleri ayrıcalıklı kılmaktadır.
E) Felsefe sorgulayıcı yönüyle dogmatik kesinlikten uzak durur. -2022 TYT
Kimileri felsefenin geçmişe takılıp kaldığını ve binlerce yıldır aynı soruları sorduğunu, buna karşın bilimin, durmaksızın ilerlediğini ve insanların hayatında köklü değişikliklere neden olduğunu, teknolojik gelişmeler bir yana yeme içme alışkanlıklarını bile farklılaştırdığını düşünmekte. Oysa felsefe, bilimler gibi dinamik bir şekilde ilerlemez belki ama güncel olandan da bağını hiçbir zaman koparmaz. Çağdaş düşünürlerin “İyi nedir?” gibi geleneksel sorunlar üzerine düşünmeyi sürdürürken aynı zamanda bilimin uğraştığı yapay zekâ, insan klonlama, paralel evrenler gibi konuları da felsefi olarak ele almaları bunun en önemli kanıtıdır.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Felsefe bilimle karşılaştırıldığında tümüyle durağan bir yapıya sahiptir.
B) Felsefe insana ve doğaya dair her konu ile ilgilenmektedir.
C) Günümüzde felsefe de bilim kadar teknolojik gelişime katkı sağlamaktadır.
D) Bilimsel bilgi tekrarlanabilen, sistemli ve düzenli bir bilgidir.
E) Bilim daha çok cevaplarla uğraşırken felsefe sorulara odaklanır.-2021 TYT
Platon, Menon diyaloğunda Sokrates’in okuma yazma bilmeyen bir köleye bir geometri problemini nasıl çözdürdüğünü anlatır. Sokrates bilerek geometri sorusunu seçmiştir çünkü bu tür bir problem duyu bilgisi ile çözülemez. Sokrates için bu durumun açıklaması şöyledir. Köle daha önce bilmediği veya bilmediğini sandığı bir şeyi bilmektedir. Buna göre ruh bedene hapsolmadan önce idealar evrenindeyken idealarla tanışıklık içindedir ancak bedene hapsolduğunda ideaların bilgisini unutmuştur. Köle çevresindeki şeyleri görerek bir zamanlar sahip olduğu şimdi ise gizil olarak bulunan yetkin bilgiyi yeniden kazanmış ve problemi çözmüştür.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Bilmek, sadece bir anımsama sürecidir.
B) Önce duyulardan geçmemiş hiçbir şey zihinde bulunmaz.
C) Bilgi hem aklın hem de deneyimin ürünüdür.
D) Zihin, üzerine hiçbir şey yazılmamış boş bir levhadır.
E) Bilgi, duyu deneyiminden elde edildiği için aposterioridir. -2021 TYT
Kimileri felsefenin çözümsüz meseleler ile soyut ve yaşamdan kopuk fikirlerden ibaret olduğunu sanır. Hatta bunlar felsefenin boş konuşma. Olduğunu bile söylerler. Yaşamın hızlıca akıp geçtiğine, bu yüzden derin düşünmenin gerekli olmadığına inanırlar. Dahası birtakım önemli konulara kıyısından köşesinden ilişenleri Felsefe yapma! diyerek azarladıkları bile olur. Oysa felsefe yapmak, hayatı doğrudan deneyimleme tavrından ve yaşamla yüzleşme düşüncesinden ayrı tutulamaz. Hatta felsefeyle iç içe olan insan, yaşamın ne olduğunu sorgularken aynı zamanda yaşamın görünen yüzünün ötesine de nüfuz eder.
Bu parçadan felsefeyle ilgili aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
A) Var olanın ardındaki gerçeği arar.
B) Bireyin deneyimlerinden bağımsız değildir.
C) Sorunlara genelgeçer soyut çözümler sunar.
D) Herkesin ilgilendiği bir alan değildir.
E) Hayatın özünü ve anlamını sorgular. -2019 TYT
Bazı insanlar, kişisel bilgi dağarcığını yalnızca kendi deneyimleriyle oluştururlar ve bunların gerçeklikle uyuşup uyuşmadığını sınamakla pek ilgilenmezler. Bu insanlar herhangi bir yargıyı doğru saymak için başka ölçütleri dikkate alırlar: İlk olarak, karşılarına çıkan yeni yargının önceden sahip olduklarıyla çelişip çelişmediğine bakarlar. Çelişmiyorsa, bu yargıyı benimsemenin işlerini kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağını anlamaya çalışırlar. Bunu da başarıyorsa, içinde yaşadıkları toplumun buna karşı çıkıp çıkmayacağını kontrol ederler. Bu ölçütlerin sıralaması zaman zaman değişse de, doğru sayılan yargı kümesinin büyük kısmı işte böyle oluşur.
Bu parçada sözü edilen insanlar bilgilerini oluştururken sırasıyla aşağıdaki ölçütlerden hangilerine başvurmaktadır?
A) Uygunluk - Tutarlılık - Yarar
B) Apaçıklık - Tümel uzlaşım - Yarar
C) Tutarlılık - Yarar - Tümel uzlaşım
D) Uygunluk - Apaçıklık - Tümel uzlaşım
E) Tutarlılık - Uygunluk – Apaçıklık. -2019 TYT
Newton olmasaydı veya bilimle ilgilenmeseydi Evrensel Çekim Kanunu hep sır olarak mı kalacaktı veya elbet birisi bu kanunu keşfedecek miydi? Örneğin gazların hacim ve sıcaklık ilişkisiyle ilgili yasalar J. Charles ve ondan daha sonra gelen J. Gay-Lussac tarafından birbirinden bağımsız olarak bulundu. Bu nedenle yasalar Charles veya Gay-Lussac kanunları olarak ifade edilir. Oysa Mimar Sinan Selimiye’yi tasarlayıp yapmasaydı, bu eser hiç olmayacaktı. İşte felsefi eserler de sanat eserleri gibidir. Eğer Hobbes, Leviathan adlı eserini yazmasaydı, bu eseri bir başkası yazamayacaktı.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
A) Felsefeyi, bilim ve sanattan farklı kılan, hayatı sorgulamasıdır.
B) Bilim evreni keşfeder, sanat ise evrendeki güzelliklerin peşindedir.
C) Sanatçı da bilim insanı gibi doğanın evrensel bir tablosunu çizmeye çalışır.
D) Filozofu bilim insanından ayıran nitelik, onun eserlerindeki özgünlüktür.
E) Sanat ve felsefe, duygu temelinde gerçekleştirilen etkinliklerdir. -2018 AYT
Diğer derslerden çıkmış TYT soruları için dersmateryalleri.com/tyt-sorulari adresini ziyaret edebilirsiniz.